Parlatıcı fazla kullanılırsa ne olur ?

Efe

New member
Parlatıcı fazla kullanılırsa ne olur? “Biraz daha parlatsın” derken lastiği diskoya çevirmek

Geçenlerde aracımı yıkattıktan sonra lastiklere parlatıcı sürerken kendimi yakaladım. Süngeri bir kez daldırdım, sonra bir kez daha… Sonra içimden “Biraz daha parlak olsa ne olacak?” diye geçirdim. İşte o cümle, otomobil bakımında masum görünen ama bazen başımıza iş açan cümlelerden biri. Çünkü parlatıcı konusunda insanın gözü garip çalışıyor: Lastik siyahlaştıkça “daha temiz” sanıyoruz, biraz daha parladığında ise sanki araç galeriden yeni çıkmış gibi hissediyoruz.

Ama parlatıcı şişesinin de bir sabrı var.

Fazla ürün kullanınca lastik “bakımlı” olmaktan çıkıp yağlı bir yüzeye dönüşebiliyor. Üstelik işin ilginç tarafı, fazla parlatıcı her zaman daha fazla parlaklık da sağlamıyor. Çoğu zaman sonuç; jantta lekeler, kaportada siyah noktalar, çamurluk çevresinde yağlı izler ve “Ben bunu neden yaptım?” bakışı oluyor. Üretici uygulama talimatlarında da ağır tabakanın lastik üzerinde birikerek sürüş sırasında çevredeki yüzeylere sıçrayabileceği özellikle belirtiliyor. Malco Automotive+1

Fazla parlatıcının ilk kurbanı: Lastiğin kendisi değil, sabrınız

Öncelikle önemli bir ayrım yapalım: “Parlatıcıyı fazla kullandım” ile “kullandığım ürün lastiğe zarar veriyor” aynı şey değil.

Kaliteli ve lastik için üretilmiş bir ürün, kullanım talimatlarına uygun şekilde uygulandığında lastiğin görünümünü iyileştirmek ve bazı ürünlerde yüzey koruması sağlamak amacıyla tasarlanır. Sorun çoğu zaman ürünün varlığından ziyade gereğinden fazla uygulanması, yanlış yüzeye sürülmesi veya kurumadan aracın hareket ettirilmesi ile ortaya çıkar.

Örneğin 3M'nin yayımlanmış uygulama talimatlarında ince ve homojen bir tabaka öneriliyor; fazla ürünün lastik sırtı ve yazı çevresinde birikerek sıçrayabileceği ve uygulama sonrasında tamamen kurumasının beklenmesi gerektiği belirtiliyor. doczz.net

Yani mesele şu:

“Çok parlatıcı = çok bakım” denklemi maalesef matematikte geçmiyor.

Hatta bazı ürünlerde bunun tam tersi söz konusu.

1. En bilinen sorun: Parlatıcı kaportaya sıçrayabilir

Bence fazla parlatıcının en sinir bozucu sonucu bu.

Lastiği güzelce parlatıyorsunuz. Araç otoparkta dururken şahane. Güneş vuruyor, lastikler adeta “Ben buradayım” diye bağırıyor. Sonra yola çıkıyorsunuz.

Teker dönüyor.

Ve birkaç kilometre sonra aracın çamurluklarının arkasında minik siyah noktalar beliriyor.

Buna otomobil bakımında “sling” deniyor; yani lastikteki fazla ürünün dönme hareketiyle çevredeki yüzeylere sıçraması. Özellikle kalın uygulanmış ve henüz tam kurumamış ürünlerde bu problem daha belirgin olabiliyor. Pro Chemical Products+1

Forumlarda da benzer deneyimler oldukça tanıdık. Detail Forum'daki bir kullanıcı, fazla lastik parlatıcısının marşpiyellere sıçrayıp yapışabildiğini özellikle belirtiyor. Detay Forum

Burada erkek kullanıcıların bir kısmının yaklaşımı genellikle şöyle olabilir:

“Tamam, sorun belli. Fazla sürdük. Mikrofiber bez, temizle, tekrar ince uygula.”

Bu yaklaşımın güzel tarafı çözüm araması. Ama aynı forumda başka biri çıkıp “Önce neden fazla sürdüğünü konuşalım, her yıkamada aynı şeyi yapıyorsan tekrar edecek” diyebilir. İşte burada farklı bakış açıları devreye giriyor.

Bir taraf problemi çözmek ister, diğer taraf problemin alışkanlık boyutunu sorgular.

İkisi de haklı olabilir.

2. “Ne kadar parlak o kadar iyi” düşüncesi neden yanıltıcı?

Lastik parlatıcısında amaç, lastiğin üzerinde mümkün olduğunca kalın bir ürün tabakası bırakmak değildir.

Asıl hedef, ürünün üretici tarafından önerilen miktarda ve mümkün olduğunca homojen şekilde uygulanmasıdır. Bazı ürünler ince film şeklinde uygulanmak üzere tasarlanır. Fazla ürün yüzeyde kalırsa, lastiğe gerçekten fayda sağlamadan yalnızca yapışkan veya yağlı bir tabaka oluşturabilir.

Üstelik bazı parlatıcılar parlak, bazıları saten veya mat görünüm verir. Dolayısıyla “lastik çok parlamıyorsa ürün işe yaramıyor” düşüncesi de doğru değildir.

Bazen kaliteli bir bakım ürünü, lastiği “ıslak gibi” göstermek yerine daha doğal bir siyah görünüm bırakabilir.

Bence burada otomobil bakımının küçük bir felsefesi var:

Bakımlı görünmek ile aşırı parlamak aynı şey değil.

Bir insanın saçına bakım ürünü sürmesi gibi düşünün. Birkaç damla saçın şeklini toparlar. Şişenin yarısını dökerseniz artık bakım değil, yağlılık konuşulur.

Lastik de benzer şekilde “biraz daha” konusunda bizi kandırıyor.

3. Islak lastiğe parlatıcı sürmek işi daha da karıştırabilir

Burada ürünün türü önemli.

Her lastik parlatıcısı aynı kimyasal yapıya sahip değil ve her ürün aynı şekilde uygulanmıyor. Örneğin bazı ürünler kuru yüzey isterken bazı üreticiler belirli ürünlerinin ıslak lastikte de kullanılabileceğini açıkça belirtiyor. Dolayısıyla “her zaman kuru lastik” gibi tek bir kuralı bütün ürünlere uygulamak yerine şişenin üzerindeki talimatı okumak en güvenli yaklaşım.

Örneğin bazı üreticiler kuru yüzey üzerinde uygulamayı özellikle öneriyor ve ıslak yüzeyin ürünün kauçukla düzgün temasını engelleyerek düzensiz sonuç ve sıçrama riskini artırabileceğini belirtiyor. Pro Chemical Products

Başka ürünlerde ise ıslak lastikte uygulamaya izin verilebiliyor. notouch.com

Buradan çıkarılacak ders çok basit:

Parlatıcı konusunda internet forumundaki “ben hep böyle yapıyorum” tavsiyesi, ürünün kendi kullanım talimatının önüne geçmemeli.

Çünkü Ahmet'in kullandığı ürün su bazlı olabilir, Mehmet'in elindeki solvent bazlı olabilir. İkisini aynı yöntemle uygulamak elma ile karpuzu aynı lastiğe sürmek gibi bir şey.

4. En kritik nokta: Parlatıcı lastiğin sırtına sürülmemeli

Burada estetik meselesini bir kenara bırakıp güvenliğe geçiyoruz.

Lastik parlatıcılarının genel kullanım alanı lastik yanağıdır. Yolla temas eden lastik sırtına ürün taşırmamak gerekir. Özellikle motosiklet ve bisiklet gibi iki tekerlekli araçlarda konu daha da hassastır; bazı ürünlerin üreticileri motosiklet lastikleri ve selelerinde kullanılmaması gerektiğini açıkça belirtir. notouch.com+1

Neden?

Çünkü yol ile temas eden yüzeyin özelliğini değiştirecek kaygan veya film oluşturan bir ürünü oraya taşımak istenmeyen bir durum yaratabilir.

Bir forum kullanıcısının “Lastik parladı, çok güzel oldu” demesi güvenlik açısından yeterli veri değildir.

Aracın dört lastiği de simsiyah olabilir.

Ama önemli olan, aracın fren yaptığında ve viraj aldığında nasıl davrandığıdır.

5. Jant ve fren sistemine bulaştırmak neden kötü fikir?
 
Üst